...

Boşluğun Tanıdık Sessizliği ...

23 Ekim 2011 Pazar

İnsan(!) - Türklük(!) - Gurur Tablosu(!)

' Toplum halinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. '

Yukarıdaki tanımın neye ait olabileceğini mutlaka tahmin etmişsinizdir. TDK'nın büyük sözlüğü yardımcı oldu bu tanım için. "İnsan" kavramı nasıl tanımlanmıştır merak etmiştim; özellikle de bugün. Çünkü bugün insan olduğumdan utandığım günlerden birisi. Ve bu tanımda da 'konuşma' dışında hiç bir kelimeye katılmadığımı söylemeliyim.

Bu ülkeyi eleştirmeyi çoktan geçmiştik, yüzlerce binlerce insan da düzeltmek için çok uğraştılar zamanında. Başarılı olamadıkları gibi çoğu da canıyla ödedi yardım etme çabalarını. Ne için, kim için? Ben söylemek isterim ne ve kim için olduğunu.

Sadece doğuda yaşadığı için, bugün can çekişen, hiç bir suçu olmayan bebeklere, çocuklara, gençlere ağıza alınmayacak laflar eden, kelime dağarcıklarına yeni girmiş 'ilahi adalet' sözcük öbeğini cümle içinde kullanmaya çalışan insanlarla aynı havayı soluyoruz biz. Aynı yerde yaşıyor, aynı marketten alışveriş yapıyoruz. Öyle bir halkız ki biz klavye başına geldiğinde örgütlenmenin en kralını yaparız. En güçlü devletiz ya dünyada, en cesaretlisi... Sınırda masum çocuklar öldüğünde hepimiz askeriz. Asker selamının en alasını veririz. Profil fotoğraflarımıza çok güzel koyarız terörü lanetliyoruz yazısını, Atatürk resimlerini... Biz Türküz çünkü.

Haftaya 29 Ekim, hepimiz Atatürk'ün gençleri olacağız o zaman. Cumhuriyet kelimesi en çok aranan sözcük olacak. Sosyal paylaşım siteleri kırılacak Türklükle. Bugün unutulacak... Üç gün önce olduğu gibi... Geçen sene olduğu gibi... İki sene sonra olacağı gibi... Biz böyleyiz çünkü. Çene-icraat grafiğimiz hep aşağı yönde. Negatiflik kalmadı artık koordinat sisteminde. Ama ineceğiz daha da, Türküz çünkü biz. Her şeyin en iyisini biz bilir, en doğrusunu biz yaparız.

İşte bende o fedakar Türk gençlerinden biriyim. 2 ay sonra hiç bilmediğim yerlere, bilmediğim insanların yanına gideceğim. Neden? Vatan için, millet için, bayrak için... Bir şeyler olursa insanlar bilgisayar başında örgütlensin diye, 3 dakika haber izleyip, 5 dakika gazete okurken, ölen insanlara bakıp "Yazık!" desinler diye gideceğim. Diğer dostlarım gibi, diğer çocuklar gibi. Çocuklarının başına bir şey gelmesin diye onlara bisiklet bile almayan anne babalar gibi yollayacak ailem beni. Vatan için, birlik beraberlik için...  

Bugün gördüm ki dönüşü olmayan bir yoldayız biz. Karanlığa doğru koştururcasına gidiyoruz. Artık dönebileceğimiz bir sapak yok, dinlenebileceğimiz bir mola yerimiz de yok...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder