24 Şubat 2012
07:55
... Seni hiç aldatmadım. Evet, doğru duydun. Seni hiç aldatmadım. Senin düşündüklerinle, aklından geçenlerle, benim yaptıklarım hiç aynı olmadı zaten. Hep ters yollardan gelmeye çalıştın benim yanıma. Kendince daha kısa yollardı. Sanki acelemiz varmış gibi hep koşturdun. Oysa ki zamandı bizim çözüm yolumuz. Kestirme yerine bu yolu kullanmalıydık, kullanmalıydın.
Elimden geleni yaptığımı söyleyemem. Belki daha fazlası da gelebilirdi. Ama sen yapmamı engelledin. Her zaman... Arkana dönüp baktığında, cevabını veremeyeceğin bir soru bıraktın ardında. Neden? Ne kadar da içi dolu bir kelime değil mi? Hiç sormadın bana bu soruyu. Belki de bende vardı bu sorunun bir cevabı. Ancak şimdi vermeyeceğim, tıpkı o zaman vermediğim gibi. Bazı cevaplara ulaşmak için kendini yorman gerektiğini unuttun benim yorgunluğumu hiçe sayarak.
Belki haklıydın. Sonuçta herkesin kendine göre haklı olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Üzücü... Sen hiç haklı olmadın. Benim cevap vermemem, kafamı sallamam senin haklı olduğunu göstermezdi ki. Ama sen öyle zannettin. Bu kadar saf olma... Kötü biri değilsin. Benim olmadığım gibi. Zaten çevremizdeki herkes de iyi değil mi?
Evet uzaktık. Kilometre gerçeğini atlatamadık hiç bir zaman. Gülmemize engel miydi peki? Değilmiş. Denize bakarken, rüzgardan gözlerimizin dolmasına engel miydi? Değilmiş. Hayallerin içinde kaybolmaya engel miydi? Değilmiş. Bu sefer inan bana. Hakikaten hiç biri engel değilmiş. Nereden mi biliyorum? Nasıl bu kadar emin konuşuyorum? Şu anda her şeyin engel olduğu bir yerdeyim çünkü. Hem de engellemenin sadece dikenli tellerle olmadığını yeni öğrendiğim bir yerde. 1 metrenin aslında ne kadar uzak olduğunu yeni fark ettiğim bir yerde. Başkaları tarafından, kuşların, köpeklerin bile, bizden kat kat özgür olduğunu, kafamıza vurdukları bir yerde.
Ama iyiyim. Gerçekten de iyi miyim? Bilmiyorum. Bak, bende de cevabı olmayan sorular var. Ama üstüne gidiyorum. Soruyorum. Yanıtı düşünüyorum. Bir çözüm yolu bulmak için yoruluyorum. Senin rahatı sevdiğini biliyorum. Bunun pek işe yarayan bir şey olmadığını da... Bundan dolayı koşuyorum. Acil bir çıkış noktasına ihtiyacım var. Senin o zamanlarki ihtiyacınla benzer. Ama ben bunun için kimseyi zorlamıyorum. Çünkü biliyorum ki, bu nokta buralarda bir yerde. Kendim bulabilirim. Sen bulamadın, ama ben bulabilirim.
Her şeyin bittiği, suyunu çektiği zamanlardan birinde soruyorum. Sen kimsin? Sen kim olduğunu bilmiyorsun, ama ben biliyorum...