Vedalaştığınız yerde veya zamanda, mutlaka bıraktığınız birileri veya bir şeyler olmalıdır. İşte onlarsız o yolda, düzlük dahi olsa nasıl ilerleyebildiniz? Hele o virajları, onlar olmadan nasıl dönebildiniz?
Bunları yazan, hayatında hiç vedalaşmamış veya bu işin raconun nasıl olduğunu bilmeyen biri değil. Bizzat onların içinden gelen, hayatının belli dönemlerinde, hiç de kolay olmayan vedaların altından başarıyla kalkmış, herkes gibi bu prosedürleri pek sindiremeyen birinin parmaklarından çıkmakta bu kelimeler. Sadece, pratikteki eksikliğini, karşısındakilerin kullandıkları metotların da yardımıyla, teoriye dökmeye çalışan parmakların sorduğu sorular bunlar.
Yakın zamanda, su yüzüne çıkacak bir kaç hadiseden ufak bir pasajdı bu. Bu sorulara verilebilecek cevaplar varsa, usul usul oturup, dinlenir tarafımca.
Kötü geçen ve çok fazla klavye ile etkileşim halinde olmayı istemediğim bu günde, yağmurun camda çıkardığı ses eşliğinde ...
İhtiyacımız olan güzel günler bizleri beklesin. İyi geceler...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder