...

Boşluğun Tanıdık Sessizliği ...

30 Kasım 2011 Çarşamba

"Tek" Yanıt

Hayatınızda ettiğiniz en büyük veda kimeydi? Ya da yaşadığınız en büyük ayrılık? Kız arkadaşınız, sıra arkadaşınız, anneniz? Listeyi uzatmak sizin elinizde...

Bazı sorular vardır ve cevapsız kalmaya mahkumdur. Belki de vardır bir cevabı, ancak yüzleşmekten korkabilirsiniz. Bu cevabı zor veya anlamsız soruyu boş bırakıp, diğer sorulara geçmek, aslında herkesin gündelik hayatında uyguladığı ve bizlere ilkokulda öğretilen en kestirme yoldur. Ama bu sorunun bana göre daha kısa yoldan bir cevabı vardır.

Ayrılık, veda; bunlar çok sanat müziği kelimelerdir bana göre. Kullanmamaya özen göstersek de belki de bizim kaçtığımız veya boş bıraktığımız cevapsız sorumuzun yanıtıdır bu kelimeler.

-----------------------------

Toplu ayrılıklar da vardır hayatın belli dilimlerinde. En sıkısı da budur. Birer birer önem verdiklerinden ayrılırken, vedalaşırsın vedalaşırsın...Ve bir yerde mutlaka patlak verirsiniz. Kendinizi, yalnız başınıza, kimsenin olmadığı küçük bir yerde veya kalabalıklar içinde bağırır vaziyette bulmak, insanların tepki farklılıklarının bir sonucudur.

İşte bu durumlardan olabildiğince hızlı bir şekilde sıyrılmak, sizin elinizde olduğu kadar, sizden desteklerini hiç bir zaman esirgemeyecek ve yazarken de büyük harfle başlayacağınız "Dost"larınızın yardımıyla gerçekleşebilir. Hayattaki şansınızı yorumladığınız zamanlarda, mutlaka bu "Dost" sayısını da göz önünde bulundurarak yorum yapmak doğrusudur.

Ettiğiniz en büyük vedanın bana göre cevabı var demiştim. Ayrıldığınız geçmiş zamanda, vedalaşırken en çok kendinize çektiğiniz, sarıldığınız insandır en zor ayrıldığınız. Çok daha güzel bir yere gidecek dahi olsanız da, bırakmak istemezsiniz onu. Aklınızı arkanızda, hatta onda bırakırsınız. Ancak akıl bu. O olmadan fazla uzağa gidemezsiniz, dolayısıyla geri dönüp onu almanız gerekir. Dolayısıyla geri döneceksiniz...


Şarkı alakasız gelmiş olabilir. İdare edin, üşümezsiniz...
    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder